0
take 532097 1280

Kitap okumak elbette bir tutkudur, hatta ondan öte bir bağımlılıktır. Kitap okumanın tadına varan birisi, günün bir bölümünü mutlaka okumaya ayırır. Kitap okuyamadığı gün, bir şeylerin eksik olduğunu hisseder ve huzursuz olur. Bunun dışında bir de herkes için ayrı önem arz eden kitaplar vardır. Herkes zevkine ve ruhuna hitap eden tarzda kitaplara yönelir. Kimisi polisiye sever kimi siyasi, kimisi kişisel gelişim kitaplarında boğulurken kimisi duygusal satırlardan vazgeçemez.

Bu yazımızda ise sizlere dünya ve Türk edebiyatında yer alan, en çok okunan, en beğenilen ve en güzel 15 aşk kitabını bir araya getirdik. Derlediğimiz aşk romanlarından verdiğimiz kısa bilgilerle, kitaplar hakkında bir ön bilgi edineceğinizi umuyoruz. Karşınızda mutlaka okunması gereken, en iyi ve en güzel aşk kitapları…

  1. 1 Kolera Günlerinde Aşk – Gabriel García Márquez


    En iyi aşk kitapları listemize Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez’in, bir kitabıyla başlıyoruz. Kendine has bir üslubu olan Márquez, 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biridir. 1972 ve 1982 yıllarında aldığı Nobel Edebiyat Ödülleri de bu başarıyı doğrular nitelikte. 1985 yılında yazdığı Kolera Günlerinde Aşk, bir roman kitabıdır. Uzun soluklu bir aşkın anlatıldığı kitap, 2007 yılında beyaz perdeye uyarlandı. Hikayeleri farklı bir tarzda ele alan Márquez, bu kitabıyla okuyucunun duygu seline kapılmasını sağlıyor.

    Kitap size akıllardan silinmeyecek bir aşk hikayesini anlatıyor. İçerisinde şehvet, tutku, aşk, hüzün, felsefe ne ararsanız var. Çok az karakterle böyle büyük bir hikaye yaratmak da ancak Márquez gibi usta yazarların işidir zaten. Konusu bizim Türk filmlerindeki, kavuşamayan aşıklara benzese de, detaylarında çok daha fazlası olduğunu söyleyebiliriz. Kahramanımız çok küçük yaşta gördüğü kıza aşık olur ve bu aşk yaklaşık 50 yıl sürer. Ancak aradan geçen yıllar içerisinde farklı kadınlarla birlikte olmayı da ihmal etmez. Konusu sürükleyici olsa da, yazarın dili gereği biraz ağır bir anlatımı olan kitabı, kafanızda başka düşünceler olmadığı bir zamanda, odaklanarak okumanızı tavsiye ederim.

  2. 2 Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali


    Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’nin, 1943 yılında yazdığı ve en ünlü romanıdır. Kitabı askerlik yaptığı dönemde yazmış ve parça parça gazetede yayınlanmasını sağlamıştır. 1941 yılında 48 bölüm olarak, Büyük Hikaye başlığı altında yazılan kitap, 1943 yılında roman olarak basıldı. Kitap Türk edebiyatının en sevilen ve en unutulmaz eserleri arasında yer alıyor. Eğer daha önce Sabahattin Ali okumadıysanız, bu kitap ile yazarın betimlemelerine ve anlatımına hayran kalabilirsiniz.

    Kitabın kahramanları; sessiz, içine kapanık, ona yapılan haksızlığa bile boyun eğmiş Raif Efendi ile Maria Puder’dir. Raif Efendi yıllar önce Berlin’de bir sanat galerisine gider ve burada bir tablo dikkatini çeker. Tablodaki kadına yani Kürk Mantolu Madonna’ya karşı daha önce hiç beslemediği duyguları hissetmeye başlar ve düzenli olarak tabloyu görmeye gider. Fakat Raif Efendi tabloyu izlerken, başka birinin gözleri de onun üzerindedir. Raif Efendi’yi izleyen kadın, tablonun sahibi Maria Puder’dir. Zaman içerisinde ikili arasında önce güzel bir arkadaşlık, ardından tutkulu bir aşk başlar. Bir süre sonra Raif’in babası ölür ve Berlin’den ayrılmak zorunda kalır. İkili arasında bir süre daha mektupla devam eden ilişki mutsuz sonla bitiyor. Kürk Mantolu Madonna 2 saat içerisinde okuyabileceğiniz, ancak sizi yıllar öncesine götürecek ve edebiyatı sevdirecek, muazzam bir eserdir.

  3. 3 Aşk ve Gurur – Jane Austen


     İngiliz yazar Jane Austen'in ikinci romandır.  18 Ocak 1813'te yayımlanan roman, 1796-1797 yılları arasında kaleme alınmıştır. Kadınların hayatına ve duygusal dünyalarına dair biraz da alaycı bir dille değinen romanlar yazan yazarın en tanınmış belki de en çok tanına romanı İngilizce özgün adı Pride  and Prejudice, Aşk ve Gurur veya Gurur ve Önyargı  adları ile dilimize çevrilen romanıdır.

    Roman, Jane  Austen’in yaşadığı zamanlarda çok büyük ilgi görmemiş olsa da ölümden sonra çok daha tanınan bir roman haline gelmiş, pek çok dile çevrilmiş, İngiliz Edebiyatının önemli klasiklerinden birisi olmuştur. Yazarın diğer romanları da pek çok dile çevrilmiş, romanlarının hemen hepsi filme de alınmıştır.

    Yazar sıradan bir aşk hikayesini anlatmasına rağmen, önyargının aşkta nasıl bir engel teşkil ettiğini ve toplumsal farkı vurgulayarak okuyucunun sık sık düşünmesini sağlamış.

  4. 4 Senden Önce Ben – Jojo Moyes


    Yazarlık kariyerine 2002 yılında yayınladığı Sheltering Rain romanı ile başlayan Jojo Moyes’in  özgün adı “Me Before You “  olan Senden Önce Ben  adlı romanı oldukça sevilmiş, pek çok eleştirmen tarafından da olumlu  eleştiriler almıştır.  Yoğun bir duygusallık ve çarpıcı bir konuyu işleyen roman pek çok ülkede en çok satan romanlar arasına girmeyi de başarmıştır.  İngiltere de en çok satan romanlar arasında uzun süre listelerde kalan romanyazarın en  çok sevilen romanları arasındadır.

    “Eleştirmenlerden tam not alan ve büyük beğeni kazanan “Senden Önce Ben “ romanı bir çok kitap eleştirmeni tarafından okunması gereken romanlar listesine eklendi bile.”

    Lou, İngiltere’nin ufak bir kasabasında çoğu insana göre basit bir hayat yaşayan genç bir kadındır. Çalıştığı kafede  “kolayca mutlu olabilmeyi bilen Lou, küçücük dünyasında her şeyi sorgulmakta ve cevaplar bulmaktadır.  Bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık olduğudur.

    Bir gün çok sevdiği işini kaybeder . Özel bir alalnda özel bir eğitim almadığı için  bir süre farklı işlerde  çalışmak zorunda kalmıştır. Hiç bir işinde aradığını bulamaz.
    Geçirdiği motosiklet kazasıyla ile tekerlekli sandalyeye mahkum  ve  hayata küsmüş olan Will, artık mutlu olamayan birisidir. Kararmış dünyasında  umutsuzluk içindeyken hayatını son vermek kararına ualşamıştır.  İşler öyle bir haldeyken  karamsar Will  ile  Polyannacı Lou’nun yolları kesişmiştir.

  5. 5 Aşk-ı Memnu – Halit Ziya Uşaklıgil


    Aşk-ı Memnu yani Yasak Aşk, Halit Ziya Uşaklıgil’in, 1900 yılında yayınladığı bir aşk romanıdır. Geçtiğimiz yıllarda bir televizyon dizisine uyarlanan Aşk-ı Memnu, Türk edebiyatının unutulmaz eserleri arasında yer alıyor. Kadının sadakatsizliği üzerine kurulu bir aşk hikayesini anlatan kitap, Halit Ziya Uşaklıgil’in yazarlık hayatında doruk noktası olarak nitelendirilecek bir başyapıt. Kitap işlediği ihtiras, tutku ve yasak aşk ile tam bir duygu fırtınası estiriyor. Yazıldığı dönem gereği eski Türkçe kelimelerin fazlasıyla kullanıldığı kitap, işlediği karakterlerle de Türk edebiyatının en ses getiren romanları arasında yer alıyor.

  6. 6 Uğultulu Tepeler – Emily Brontë


    Uğultulu Tepeler veya Rüzgarlı Bayır, Emily Brontë’nin 1847 yılında yayınladığı ilk ve tek romanıdır. Kitap, bir solukta okunacak bir aşk öyküsünü anlatıyor. Kitap kurgu olarak çok güzel hazırlanmış fakat karakterler biraz sizi gerebilir. Üstelik karışık bir soy ağacına sahip ailedeki isimleri ezberlemek, ilk başlarda sizi biraz yorabilir.

    Kitabımızın konusu intikam ve nefret duyguları üzerine kurulmuş bir hikayeden oluşuyor. Ana karakter olan Heathcliff, küçükken yaşadığı sorunlardan mı yoksa gerçekten karakterinin böyle olmasından mı bilinmez, gözünü intikam bürümüş bir gençtir. Catherina’ya duyduğu aşk sebebiyle de herkesin hayatını zindana çevirir. Hikayenin geçtiği yer Uğultulu Tepeler adındaki malikanedir. İngiliz edebiyatında çok fazla tartışılan ve yadırganan roman, aşkın da nefret kadar yıkıcı bir duygu olduğunu anlatıyor.

  7. 7 Beyaz Geceler – Fyodor Dostoyevski


    Rus edebiyatının köşe taşlarından biri olan Dostoyevski’nin yazdığı her kitap dünya çapında en çok okunanlar arasına girmeyi başarmıştır. 1848 yılında yazılan ve 96 sayfadan oluşan kitap kısa bir aşk hikayesini anlatıyor. İlginç olan Dostoyevski’nin hem mühendis olup hem de insanın kalbine dokunacak kadar başarılı bir aşk kitabı yazmasıdır. Birkaç saat içerisinde okuyup bitirebileceğiniz kitap, daha önce hiç klasik okumayanlar için, hafif bir başlangıç olabilir. Dili, kurgusu ve konusuyla okuyucuda olumlu hisler bırakan güzel bir eser.

    Kitabın ana kahramanı Petersburg gecelerinde gezerken bir kızla tanışır. Nastenka adındaki kız da, romanın kahramanı kadar yalnızdır. Nastenka başka bir adama aşıktır ve bir yıldır ondan haber alamaz. Yaşadığı olayı ve duyduğu üzüntüleri, kitabın kahramanı hayalpereste anlatır. Fakat hayalperest zamanla Nastenka’ya karşı özel duygular beslemeye başlar. Bir süre sonra aşkını itiraf eder. Sevgilisinden ümidini kesen Nastenka da hayalperestin aşkına karşılık verir. Ancak tam mutlu olacaklar derken, Nastenka’nın eski sevgilisi çıkagelir. Hayalperest ise başladığı yere geri döner ve yeniden yalnız kalır.

  8. 8 Yüreğim Seni Çok Sevdi – Canan Tan


    Sırada aşk kitapları denince akla ilk gelen Türk yazarlarımızdan birinin kitabı var. Romantik ve aşk kitapları konusunda çok iyi olan Canan Tan, bu kitabını 2007 yılında yayınladı. Kitap hemen her yaşta kitlenin okuyabileceği, herkesin kendinden bir şeyler bulacağı öğeler içeriyor. Yazar yarattığı kurguyla, hiç aşk romanı okumam diyen birini bile kendine hayran bırakıyor. Aşk romanlarının hepsinin aynı olduğunun düşünenler var aranızda biliyorum. Evet bu düşünce kısmen doğrudur da. Fakat her yazar anlattığı kitabına kattığı küçük ayrıntılarla, öyküsüne farklılık katar. Yüreğim Seni Çok Sevdi kitabında ise, hayran kalınası bir fedakarlık örneği izliyoruz.

    Özet: Aslı işletme bölümünde okuyan bir üniversite öğrencisidir. Kendiyle aynı üniversitede okuyan Murat ile tanışır. Fakat Murat zengin bir aileden geldiği için, Aslı ilk başlarda ondan uzak durur. Ancak Murat bin bir yol deneyerek Aslı’nın kalbini kazanır. Bunlar arasında Nazım Hikmet’in yazdığı aşk şiirleri de vardır. İkili arasındaki ilişki hızla ilerler, Murat Aslı’yı ailesiyle tanıştırır. Fakat Murat’ın ailesi Aslı’yı gelinleri olarak kabul etmez. Bunun üzerine Aslı, eğitimine devam etme bahanesiyle Amerika’ya gider. Aradan geçen zaman içerisinde ikisi de farklı kişilerle evlenir. Kitap, yazarın başka bir romanı olan Piraye’yi andırsa da küçük farklılıklar içeriyor.

  9. 9 Böğürtlen Kışı – Sarah Jio


    Sarah Jio son yılların en parlayan yazarları arasında. Yağmur Sonrası, Yeşil Deniz Kabuğu, Agapi yazarın en çok okunan kitapları arasında yer alıyor. Böğürtlen Kışı ise bunlar arasında en sevilen ve en çok konuşulanı. Sosyal medya sayfalarında Böğürtlen Kışı kitabının alıntılarını eminim görmüşsünüzdür. Kitap inanılmaz akıcılıkta bir dile ve etkileyici bir konuya sahip. Son sayfaya kadar heyecanla okuyacağınız kitabı bitirdikten sonra da, tadının damağında kaldığını hissedeceksiniz. Kitapta bir aşk hikayesinin yanında, bir annenin evladı için neleri feda edebileceğine tanık oluyorsunuz.

    Kitabın ana karakteri Vera, bir partide tanıştığı Charles ile aşk yaşamaya başlar. Ancak Charles’in ailesi Vera’yı fakir olduğu için istemez. Bunun üzerine Vera sevgilisinin çocuğunun taşımasına rağmen söylemeden ayrılır. Aradan zaman geçer, Vera arkadaşı Caroline’nin evinde yaşamaya başlar. Bu arada bir oğlu olur. Çalışmak zorunda olduğu için, oğlunu geceleri evde tek başına bırakarak, işe gitmek zorundadır. Yine böyle işe gittiği bir gece, eve döndüğünde oğlunu bulamaz. Mayıs ayı olmasına rağmen de kar ve fırtına vardır. Polise gidip oğlunun kaçırıldığını söyler ama polisler oğlunun kendisinin gitmiş olabileceğini düşünerek yardım etmeye yanaşmaz. Bunun üzerine çaresiz kalan Vera Charles’a haber verir. Kader, aşk, sevgi, umut, fedakarlık ve hüzün gibi birçok duyguyu aynı anda hissedeceğiniz kitap, kesinlikle okunmaya değer.

  10. 10 Anna Karenina – Lev Tolstoy


    Sırada yine Rus edebiyatının önde gelen isimlerinden birisi var. Dünya edebiyatında da çok önemli bir yere sahip olan Lev Tolstoy Anna Karenina’yı 1877 yılında yazdı. Kitap 125 yazarın katıldığı oylamada, bugüne kadar yazılmış en iyi roman olarak belirlendi. Konusu gereği Aşk-ı Memnu ile benzer yönler içeriyor. Karakterlerin analizi muhteşem şekilde yapılmış olan Anna Karenina Tolstoy’un başyapıt eserlerinden biridir.

    Romanın asıl kahramanı Anna, evli bir kadındır. Sıkıcı giden evliliğinde bir gün genç bir adamla tanışır ve aşk yaşamaya başlar. Tüm yadırgamalara, itirazlara rağmen Anna Vronski ile, doludizgin bir aşk yaşar. Bir gün Vronski atından düşer ve yaralanır. Anna sevgilisinin öldüğünü düşünür ve yasak ilişkisini kocasına anlatır. Sevgilisinin ölmediğini anlayınca kocasından ayrılmak ister, fakat kocası boşanma talebini reddeder. Buna rağmen aşkına devam eden Anna bir süre sevgilisiyle kaçarak İtalya’da yaşar. Geri döndüğünde ise eşini aldatan, toplum tarafından dışlanan bir kadın haline gelir.

Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş o zaman!

Beğendin mi? Arkadaşlarınla Paylaş O Zaman!

0

Sizin Tepkiniz Nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win
admin

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seç
Kişisel Test
Kişisel bir şey ortaya koymayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar verme ya da görüş belirleme/oy verme
Hikaye/Olay
Gömülü ve Görsellerle Biçimlendirilmiş Metin
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Oylanabilir Liste
Upvote or downvote to decide the best list item
Mizah
Özel mizah yapmak için kendi resimlerinizi yükleyin
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı